18 Eylül 2010 Cumartesi

ALAÇATI

İzmir'in Çeşme ilçesine bağlı, Çeşme ve Ilıca'ya çok yakın şirin bir belde Alaçatı. Alaçatı'nın 1850-1900 yılları arasında kullanılan taş değirmenleri, gelişen teknoloji ile yerlerini rüzgar güllerine bırakmış. Çok çok çok beğendim. Cıvıl cıvıl daracık sokakları, taşıt trafiğine kapatılmış çarşısında sağlı sollu restore edilmiş taş evleri bozulmadan korunmuş. Bizi ilk karşılayan taş ev, restore edilerek işletme haline getirilmiş "Değirmen Otel" oldu. Alaçatı'da Otel işletmeciliklerini çoğunlukla bayanlar yapıyormuş. Cafe ve restauranlar konukları, taş evlerin minik bahçelerinde yada daracık sokaklarının işletme önüne atılmış tek sıra masalarında ağırlamakta. Otontik bozulmadan, insanın içini kıpır kıpır ettiren görüntüsünde kendimi "Marianın Bahçesi" ne attım. Ayrıca Kurabiye evleri de var Alaçatı' da :) Hayal kurmamak elde değil. Bir cafemin olması hayali depreşti, evrene güzel güzel mesajlar gönderdim :))) Yukarıdaki fotoğraf mesela Asiyenin Mutfağı imiş yada pastasia cafe imiş filan :))) İnşallah birgün, elbet birgün :)))

ASİYENİN MUTFAĞINA HOŞGELDİNİZ
tabelası karşılayacaktır sizleri :)))

Kendimi bildim bileli, gördüğümde yüreğimin hop oturup hop kalktığı antika dükkanları, taş evlerde halkın beğenisine açılmış. Ayrıca Cumartesi ve Pazar günleri antika pazarı kuruluyormuş Alaçatı'da. Ama malesef ki pazarını göremedim. :(

Çarşısı çok pahalı, Alaçatı zaten çok pahalı bir belde. Hatıra olsun diye aldığım ufacık tefecik alıntılardan sonra, her yerde gözüme çarpan reçeller oldu. İçlerinden, bana çok ilginç gelen macun kıvamında damla sakızını, ceviz reçelini ve fıstık reçelini seçtim.
Bildiğimiz gibi ceviz ve fıstık sert meyvelerdir. Fakat reçelini yiyoruz yumuşacık :) Kavanozu açana kadar içinden nasıl çıkacağını çok merak etmiştim. İçinde ceviz içi değil, kabuklu yuvarlak ceviz vardı. Hani cevizin yeşil kabuğu vardır , onun içinden de kemiksi bir kabuk daha çıkar. Onu da kırar sonunda cevizin içine ulaşırız. Fakat reçel tamamen yeşil dış kabuğu ile birlikte yapılmış sanırım. Cehaletime verin, hala anlamış değilim. Yiyenler bilir, bilenlerde anlatırsa sevinirim. Bu ceviz nasıl yumuşatılmış? :) Fıstık ta aynı şekilde yeşil yeşil taneleri ile yumuşamış reçel kavanozunun içine girmiş :)














Ve Alaçatı'ya hayran kalarak dönüş yolu ve perdeee.


7 yorum:

yeşim dedi ki...

ASiyecim kıbrısta çok meşhurdur ceviz macunu derler orda. bende üşenemeden yapmıştım anlatıyım sana cevizler daha içleri kemikleşmeden toplanır soyulur burda dikkat eldiven giymeli yoksa eller kapkara oluyor 1 ay. 1 hafta boyunca hergün suları değiştirilir son gün kireçli suda bekletilir. sonra soğuk suya koyulur kaynatılır 15 dakika soğuk sudan geçirilir bu işlem 3 kere yapılır. her bir cevizin ortasından şiş geçirilir eğer sert olan varsa atılır. bademler haşlanır kabukları soğuyulup ortadan ikiye ayrılır kavurulur her bir cevizin ortasına koyulur birde karanfil batırılır. hepsi tencereye koyulup üzerine şeker koyulur ertesi gün pişirilir. hepsi bu kadarcık

sevgilerrr

Zencefil ve Tarçın dedi ki...

Sevgili Asiye; ceviz reçelini birkaç kez yedim, her yediğimde de tadı damağımda kaldı. Biraz pahalı ama zahmeti çok olduğu için normaldir diye düşünüyorum. Sevgilerimle...

umutluhayat dedi ki...

asiyecim alaçatı benim asım.favorim.çok seviyorum.cebiz ve fıstıklara gelince sanıyorum onları tam olmadan yumuşakken topluyorlar.sevgiler canım

SERAP dedi ki...

Yaklasik 10 yildir her sene Cesmeye gidiyorum.Tabiki Alacatiyada....cok sirin cok cici bir yerdir.
Fakat bizi ziyarete gelen ve hem dünyayi görmüs hemde Türkiyenin cesitli yerlerini gezmis kisilerin ortak sikayeti Alacatinin cok ama cok pahalli olmasi....!
Antika pazarina gelince, bu sene yeri degisti ondan görmemis olmayasin?
Sevgiler

Ayazma dedi ki...

Alaçatı hakikaten çok güzel Asiyecim.. :)
Kafe hayalini de sonuna kadar destekliyorum. Evrene mesaj göndermeye devam. :)

SERAP dedi ki...

Asiyecim ev fiyatlarini sormussun...
sana söyle söyleyeyim ucmus dersem herhalde ne demek istedigimi anlarsin.Babalarin yazligi Dalyanköyde
Esim ve ben merakli oldugumuzdan her sene dolasirken ev fiyatlarinada bakariz..veya sorariz.Alacagimizdan degil hani sadece merak...
Ama söylenen miktarlari duyunca soke oluyoruz.
Medya Cesmeyi övdükce fiyatlarda artiyor...

Adsız dedi ki...

Selam, Alaçatıya gitmişsiniz ama fotoğraflarınızdan orada bira içtiğinizi anlıyorum. Yaz kış sürekli Alaçatıda yaşayan biri olarak bir de yerel şaraapları tatmanızı öneririm. O Alaçatı rüzgarının toprağa verdiği kokuyla içilen şarabın damakta bıraktığı tadı tahmin edebiliyor musunuz?Semra

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Bu gadget'ta bir hata oluştu