10 Kasım 2008 Pazartesi

ATAM İZİNDEYİZ

Dolmabahçenin üzerinde / Küme küme yıldızlar / Alabildiğine parlak ve hüzünlü / Sanki bir işaret veriyorlar / Gördüğün yeri iyi tanı



Dolmabahçe Sarayı'nı ilk gördüğüm günden bir anım;
( O günkü duygularımı hiç unutamam)

Dolmabahçe sarayına gitmiştim, Atatürk'ün odasının dışında hiç bir şey beni ilgilendirmemişti. Odaya yaklaştıkça kalbim yerinden fırlayacaktı. İşte oradaydım, Atatürk'ün nefes aldığı, elini dokunduğu, uzanıp yattığı odada. Ona o kadar yaklaştığımı hissediyordum ki ne kadar durdum bilmiyorum zaman kavramım yitmişti. Rehber grup ile birlikte kaybolmuştu. Çalışma masasını inceledim gözlerimle, duvarları, dört mevsim tablosunu, ilaç dolabını.. o kadar yaklaşmıştım ki ona. Yatağa ilişti sonra gözüm, 1-1,5 metre bir ara, sonra bir bent geldi önüme. Yüreğim titriyordu, uzansam dokunacağım Mustafa Kemal Atatürk'e. Yatağı bir kol uzanması mesafesinde, dokunmak yasak fakat ben çıkamıyordum odadan. Grubu gezdiren rehberin sesi azaldı, azaldı yok oldu. Sağıma baktım, soluma baktım kızım kapıda beni çağırıyor. Çıkamıyorum Atatürk'e dokunmadan. Hızlı bir hareketle uzandım yatağa, köşesinden hafifçe kaldırdım bayrağı, sonra örtüyü bilmiyorum belki de yorgandı. Tir tir titriyordum, çarşafa elim değdiği anda işte dokunmuştum Atatürk'e, dokundum. Yüreğim titriyordu, gözlerimi kapattım onu hissettim, ferahladım ve içimden rahat uyu ATAM diyerek okşarcasına kapattım geri örtüleri.

Dolmabahçe Sarayı hala öyle mağrur mu / Atatürk'ün bakışı camlarında durur mu / Uçusur mu İstanbul martı kanatlarında / Kız Kulesi uyur mu yine akşamlarında.


Yıl otuz sekiz On Kasım Perşembe / Hatırdan çıkmayacak bir sonbahar / Sarsılıyor İstanbul yedi tepe / Yaman esmiş Dolmabahçe'de rüzgâr / Gerçek olamaz, olsa olsa bir düş / Dokuzu beş geçe Atatürk ölmüş / Böyle toptan bir yas nerede görülmüş




Gidiyor, rastgelemez bir daha tarih eşine / Gidiyor, on yedi milyon kişi takmış peşine / Gidiyor, sonsuz olan kudreti sığmaz akla / Gidiyor, göğsünü çepeçevre saran bayrakla
Bir gemi yanaştı Dolmabahçe’ye / Kara kapkara bir gemiydi bu. / Suskun bekliyordu yolcusunu. / Gökyüzü karardı birden.. / Haykırışlar yükseldi. / Parça parça oldu milletin yüreği.. / Yükü ağır,yolcusu tekti.. / Gözler yaşlıydı.. / Yürekler buruk / Millet haykırıyordu.. / Götürme..! götürme Mavi Gözlü Güneşi'mi
(Yazıları da okuyarak Fotoğraf 36/52 den 47/52 ye kadar)

0 yorum:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Bu gadget'ta bir hata oluştu