15 Eylül 2011 Perşembe

SEN NE YAPTIN BÖYLE ASİYE...!

   Bloğumu çok özledim fakat günlerdir şoktayım kendime gelemedim ki post yazayım. Bilgisayarı açıyorum, Kumanda paneli/Yeni Kayıt diyorum. Sonra hiç bir şey yazmadan kapatıp çıkıyorum. Oysa 10 Eylül sabahı "Bir 9 Eylül Böyle Geçti" başlıklı bir yazı yazmak istiyordum. Hiç beklemediğim şok ile bu yazıya iptal ettim. Hep söylediğim gibi, belki bir süre sonra çirkinlikler unutulabilir, güzellikler de geçici,  fakat kalıcı olan o an sana hissettirdikleridir.
Daha sonra 12 Eylül sabahı "Carte d'Or ile Lezzet-i Ramazan" yarışmasının finalini yazarım diyordum ki malesef oda üzücü sonuçlandı. SEN NE YAPTIN BÖYLE ASİYE...!  Hala kendime inanamıyorum.

   Oysa yoğun geçen olayların arasında 11 Ağustos'da Seda Hanım'dan gelen ilk telefon gözlerimin içini güldürmüştü. Düğün hazırlıkları yapan oğlumun evini temizlerken gelen telefon ile "Carte d'Or ile Lezzet-i Ramazan" yarışması teklifini gözüm kapalı kabul ettim. Hiç abartmıyorum yorgun ruhuma ışık gibi düşmüştü. Seda Hanım'dan yarışma programını aldım. O dönemde hergünüm dolu, memnun edilecek birçok kişi, yapılacak bir çok iş varken, "Lezzet-i Ramazan" programında tarihler hiç birşey ile çakışmıyordu. Tabiri caizse cuk oturmuştu.

Kendi tarifimi hazırlamak için 1 hafta süre vardı. İkinci telefonu 16 Ağustos'da Carte d'Or dağıtım ekibinden aldım ve ben yine oğlumun evinin son düzenlemelerini yapmak için oradaydım. Dağıtım ekibi site den Nuran Hanım'a ürünleri bıraktıklarını söyledi ve ben ne mümkün bekleyeyim, uçarak gittim ürünleri aldım. Takip eden 5 gün içinde gece geç saatlerde eve dönüşlerimizde bir deneme yaptım, sabah fotoğraflar çekildi. Akşam ev halkı tadına baktı. Kızım ilk tarifime olmaz dediği için başka bir akşam ikinci bir deneme yaptım. Sabah fotoğraflar çekildi, akşam tadına bakıldı. Onu da ben beğenmemiştim. Ertesi gün 21 Ağustos'du ve tarifler gönderilmesi gerekiyordu. Hiç yılmadan gece 01.00 de üçüncü denemeyi yapmaya karar verdim ve zaman yoktu aynı gece tadına bakılmalıydı :) Ev halkını teslim aldım, uyutmadım. 02.30 da tadına bakıldı ve tüm ev halkının onayıyla bu tarifin katılmasına karar verildi :) Pazar sabahı fotoğraflar çekildi ve yarışmaya gönderildi. Daha sonra rutin yoğun işlerimize döndük fakat sonucu tatlı bir merakla bekliyordum. Hep tekrarladığım 9 Eylül düğün 11 Eylül İstanbul- 9 Eylül Düğün 11 Eylül İstanbul. Yoğun, yorucu ve üzücü geçen hazırlıkların ardından İstanbul bana ilaç gibi gelecekti. 5 Ankara'lı bloggerin tarifi 22-26 Ağustos tarihlerinde Dondurmalı Blog'da yayınlanacaktı. Pazartesi Yasemin Hanım'ın tarifi yayınlandı. Salı günü bilgisayarımı açarken "eğer tarifim çarşamba günü yayınlanırsa finale ben kalacağım" diyerek şarkılardan fal tuttum misali dilekte bulundum :) Salı günü de Hayriye Hanım'ın tarifi yayınlandı. :) Salı akşam ev halkına eğer yarın benim tarifim yayınlanırsa finale kalacağıma dair bir his var içimde dedim :) Ve tarifim çarşamba günü yayınlandı. Hislerim doğru çıkacakmı diye sonuçların açıklanmasını merakla bekledim.

Ve yoğun hazırlıklar biraz olsun hafiflemiş Orduevinin bahçesinde oturmuş  çayımı yudumluyordum. Telefonum çaldı. Karşıdaki ses Seda Hanım; Finale kaldığımı haber veriyordu. Aksi giden, yoğun, yorucu, üzücü olaylar içinde güzel şeylerin olması beni mutlu etti ve Seda Hanım'a çok mutlu olduğumu söyleyip teşekkür ettim. Daha sonra 3 gün bayram süresince bomboş dinlenmeye çekildik, bayramın hemen ardından yoğunluk başladı. 4 Eylül İzmire gidiş, 5 Eylül Kına, 6 Eylül Ankara'ya dönüş, 7 Eylül düğün yemeği, 8 Eylül boşluk, 9 Eylül düğün günler su gibi aktı geçti. Finale gidiş için düğün arasında Seda Hanım rahatsız etmek istememiş mail göndermiş. Bu arada maillerime hiç bakamamıştım. 10 Eylül de Seda hanımın telefonunu çevirdim, sesini duymak güzeldi. Hele hele yoğun geçen ayların ardından hedefim 11 Eylül'dü. 10 Eylül'de yol hazırlıklarımı yaptım, saat 21.00 de online uçak biletimin çıktısını aldım. Kafam o kadar doluydu ki İstanbul'a gitmek bir açıdan kafamı boşaltmama yardımcı olacaktı. Kafamdaki o dolulukla online biletimdeki açıklamaları okumadım. Sade ve sadece gidiş tarihi ve saatine odaklanmıştım. Ben Hollandaya giderken 2 saat önce havalimanında olmamız lazım diyerek yola çıkmıştık. Check-in işlemleri o kadar çabuk bitmişti ki üstelik pasaport kontrol varken. Ve 1 saat-15 dk. sıkıntılı bir şekilde havalimanında beklemiştik. Erken çıkın diyenlere pasaport kontrolden geçmeyeceğiz diyerek gülüyordum. Kimlere söylemedim ki, kendime nazar mı değdirdim nedir? Kalkışa 20 dk. kala havalimanındaydım ve check-in işlemleri kapattıklarını, uçuş kartı alamayacağımı söylediler. Buz gibi oldum. 11.10 da bir sonraki uçağa kendi imkanlarımla bilet almak istedim. Kazanmak, derece almak asla umurumda değildi. Hatta fazlasını dahi harcayarak gitmek istiyordum, Ankara'dan ayrılmalıydım, alacaktım da. Seda Hanım ile konuştum, etkinlik 11.00 de başlayacak, ben 12.05 de Sabiha Gökcen'e inecektim. Cheff-in e ulaşmam 13.00 - 13.30 olurdu. Seda Hanım nazik davetini tekrarladı, sesi çok üzgündü. Fakat yarışma başlamış olacağı için sadece eşlik etmek sizi mutlu ederse lütfen gelin dedi. Tarif edilmez bir üzüntü ile geri döndüm. Son derece kötü bir gün geçirdim. Akşam Seda Hanımdan derece alanları ve günün güzel geçtiği bilgilerini aldım.

Bir kaç gün bilgisayar açmadım, bloğuma girmedim. Bir kaç gün sonra Bir Tutam Kekik'in bloğuma bıraktığı yorum ile kendime geldim. Bir Tutam Kekik'in yönlendirmesi ile Sevgili Anne Kaz'ın bloğunu ziyaret ettim.  Oradan Dondurmalı Bloga atladım. Duygulanmamak elde değil, gözlerim doldu. Finale katılan tüm arkadaşları kutluyorum. Üzüntülerini söyleyen özellikle Anne Kaz ve Mandalin Çıkmazı'na sevgilerimi gönderiyorum. Bir başka etkinlikte görüşmek tanışmak umuduyla diyorum.

6 yorum:

Yıldız dedi ki...

Asiye,
üzülme arkadaşım
napalım :((
inşallah bir daha ki sefere tanışır görüşürüz ...Kaçırdığını öğrenince ben de çok üzüldüm senden çok bassettik aramızda hissettik hep kulaklarını çınlattık canım.
İzmir'den kocaman sevgilerrrrrrrr.......

birincisin dedi ki...

Gezinirken tesadüfen bloğunuzu gördüm.Çok güzel bir blok.. şanssızlık olmuş,üzülmeyin.her işte bir hayır vardır.Umarım bir daha ki sefere katılıp o atmosferi yaşarsınız....

Hülya dedi ki...

Asiye'ciğim,
Çok üzüldüm ben birincilik haberi bekliyordum...
Sıkma canını sağlık olsun. Yalnız bu şanssızlığa değil başka hiç bir şeye de sıkılma lütfen..
En kısa zamanda görüşmek dileği ile sevgiler..

Adsız dedi ki...

Asiye hanım, çok üzüldüm sizin için. Sizi çok iyi anlıyorum, üzücü bişeyler yaşarken böyle etkinliklerin çıkması insanın moralini yerine getirmeye yetiyor. Dediğiniz gibi ödül falan önemli değil. İnanın bende aynı hislerle oradaydım. Bana çok güzel bir motivasyon olacaktı ve oldu. Sizin için çok üzüldüm, umarım en kısa zamanda daha güzel etkinliklere katılma fırsatı bulursunuz. Belki böyle bir etkinlikte birlikte olma şansımızda olur. Sevgiler... NURALP (Nurcan DEDE)

Adsız dedi ki...

:((
çok üzücü olmuş gerçekten .. online check-in yaptırdığın halde mi seni uçağa almadılar:((
Ankarada işler böyle oluyor biz de aynı sebepten abimin nişanını kaçırmıştık.... neler hissettiğini çok iyi anlıyorum...
neşelisesler-elif
:(

Kardeşim dedi ki...

daha iyi sonuçlarla ileriki zamanlarda karşılaşacağınıza eminim.Tecrübe de güzeldir.

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Bu gadget'ta bir hata oluştu